|
Üsküdar , Kız
Kulesi , Beylerbeyi Sarayı |
|
|
|
|
Üsküdar İstanbul'un bir ilçesidir. İlçenin
nüfusu, 2000 genel nüfus sayımında yaklaşık 495.000 kişi
olarak tespit edilmiştir. Bizans devrinde, Skutari
denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer aldığı
için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla
Üsküdar'a dönüşmüştür.54 mahalleden oluşmakta olup, köy
yerleşimi yoktur.
Önemli yerleri
Beylerbeyi Sarayı
Adile Sultan Kasrı
Abdülaziz Av Köşkü
III. Ahmet Çeşmesi
Çamlıca Kasrı
Ahmediye Külliyesi
Fethi Paşa Korusu
Büyük Çamlıca Korusu
Cemil Bey Korusu (Nakkaştepe)
Kandilli Korusu
Kız Kulesi
Mihrimah Sultan Camii
Şemsi Paşa Camii
Ayazma Camii
Valide Sultan Camii
Çinili Camii
Büyük Sinagog
İlya Profiti Rum Ortodoks Kilisesi
Kız Kulesi
Kızkulesi' nin mimari yapılanma süreci M.Ö.
341 yılına kadar uzanır. O dönemlerde boğazın çıkıntısı
olan bu burun, (daha önce yarımada oldugu ile ilgili
söylenceler vardır) "vus" adı ile anılır. Bu tarihte
Komutan Chares'in eşi için, mermer sütunlar üzerine
yapılan bir anıt mezar kimliğinden sonra, M.Ö. 410'da
Sarayburnu'nun bulunduğu yerden, kulenin bulunduğu adaya
zincir gerilerek, boğazın giriş ve çıkışlarını kontrol
eden bir gümrük istasyonu haline getirilir.
M.S. 1110'lere geldiğimizde ise ilk belirgin yapı
(kule), İmparator Manuel Comnenos tarafından inşa
ettirilir. Savunma kulesi olarak inşa ettirilen bu yapı
"Küçük Kale" anlamına gelen Arcla adını alır.
Kızkulesi, Asya ile Avrupa'nın keşiştiği bir
noktada, Asya sahillerinden bir ok atımı uzaklıkta bir
tas tümseğe oturtulmuş bir kuledir. İki kıta arasındaki
konumu sebebiyle dünyada eşi benzeri olmayan yapılar
konumundadır.
Geçmisi 2500 yıl öncesine dayanan bu küçük kule,
İstanbul'un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin
yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır. Antik çağda
başlayan geçmisi ile Yunan'dan Bizans İmparatorluğu'na
Bizans'dan Osmanlı İmparatorluğu'na, tüm tarihi
dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir.
İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan
bu ada Bizans Dönemi'nde inşa edilen ek bina ile gümrük
istasyonu olarak kullanılmıştır.Osmanlı Dönemi'nde ise
gösteri platformundan savunma kalesine, sürgün
istasyonundan karantina adasına kadar bir çok işlev
yüklenmiştir. Asli görevi olan ve yüzyıllardan beri
varlığı ile insanlara, geceleri ise geçen gemilere göz
kırpan feneri ile yol gösterme işlevini hiç
kaybetmemiştir. Geçmişten geleceğe en çok da düşlere yol
göstermektedir Kizkulesi...
Yüzyıllar boyu hep hikayeleri ile anılan bu kule 2500
yıl sonra Hamoğlu Holding'in yaptığı restorasyondan
sonra ilk kez kapılarını insanlara açmıştır.
Yalnızlığın, aşkın, ulaşılmazlığın ve daha birçok şeyin
sembolü olan kule için onlarca şiir yazılmış, yüzlerce
resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. 2500
yaşında ve her dem genç kalacak olan Kızkulesi 'nin
insanı büyüleyen gizem dolu atmosferi ile tanışmak ve
gerçek hikayelerini dinlemek için gelin siz de o küçük
pencerelerinden bakın ... |
|
|
|
|