|
Taksim ,
Beyoğlu , İstiklal Caddesi |
|
|
|
|
|
|
İstanbul' da bir meydan. Taksim semti ve
meydanı adını, eskiden Galata-Beyoğlu suyunun "taksim
edildiği", Taksim Maksemi' nden almıştır.
Meydan olmadan önce, eski evlerin sıralandığı dar bir
bölge olan semt, meydan haline getirilip
genişletildikten sonra zamanla bugünkü görünümünü
almıştır. Meydanın ortasındaki Cumhuriyet Anıtı ve
çevresi bugün tören yeri olarak kullanılıyor ve buluşma
yeri işlevini üstleniyor.Meydanın başlangıcından Tünel'e
kadar nostaljik tramvay çalışır.
Taksim aynı zamanda kültür,eğlence ve büyük bir
alışveriş merkezidir.Çok sayıda mağaza, sinema ve
tiyatro salonu, sanat atölyeleri, sergi salonları, bar,
disko, kafe barındırır. Özellikle haftasonları Taksim'de
24 saat hareket vardır. Meydanın girişinde bulunan
dönercilerin (bazıları haftaiçi de dahil olmak
üzere)çoğu haftasonu tüm gün açıktır. Saat 05.00'e kadar
geceklüpleri kapanmaz. Meydanın yakınlarında bulunan
taksiler ile günün her saati ulaşım sağlanır.
Cumhuriyet Anıtı
Taksim Meydanı’ nın simgesi haline gelen anıt
İtalyan heykeltraş Pietro Canonica' ya yaptırılmış, 1928
yılında yerine yerleştirilmiştir. Anıtın yapımı 2,5 yıl
sürmüş, anıt taş ve bronz kullanılarak yapılmıştır.
Maliyeti için halktan para toplanmıştır. Cumhuriyet
dönemi anıtlarından ilk defa figüratif bir anlatımla
Atatürk'ü ve yeni düzeni anlatan bir heykeldir. Anıt
dikilmeden önce Taksim'de alan özelliği yoktu.
Taksim Çeşmesi; İstiklal Caddesi, Gümüşsuyu ve
Sıraselviler arasında kalan bir açıklıktı, bu anıt için
kışlanın bir kısmı alana katılmıştır.Dairesel bir
meydanın ortasına dikilen anıtta, iki yüzünde bronz
figürlerin yer aldığı geleneksel mimari kullanılmıştır,
11 metre yüksekliğindedir. Kaidesinde pembe Trentino ve
yeşil Suza mermerleri kullanılmıştır. Anıtın bir yüzü
Cumhuriyet Türkiyesi’ni, diğer yüzü ise Kurtuluş
Savaşı’nı simgelemektedir.
Anıtın kuzey yönünde Mustafa Kemal, yanında İsmet İnönü,
Fevzi Çakmak ve halk betimlenmiştir. Anıtın yan
yüzlerinde birer asker üstlerindeki madalyonlarda ise
iki kadın figürü görülmektedir. Anıtın dar yüzleri
altında mermerden yalaklar bulunur. Bunlar çeşme olarak
düşünülmüş daha sonra eklenmemiştir.
Beyoğlu , İstiklal Caddesi
Beyoğlu, Galata'dan gelen hristiyanlarla
yabancıların, elçilikler dolaylarına ve o zamanlar "Grand
Rue de Pera" denilen İstiklal Caddesi boyunca
yerleşmesiyle Avrupa kenti görünümünde bir yerleşme
olarak ortaya çıktı.
Böylece, İstanbul içinde farklı bir topluluk 17.
Yüzyılda gelişmeye başladı. İlk önceleri, Fransız ve
Venedik elçilikleri ile onların çevresinde yerleşmiş
Fransisken misyonerleri yerleşmenin çekirdeğini
oluşturuyordu. 17. Yüzyılın başlarında Galata'yı
gösteren bir gravürde surların dışında çok az bina
gözükmektedir.
1700'de Beyoğlu, bugünkü Tünel-Galatasaray caddesinin
iki tarafı ile, bu caddenin yan sokaklarına yayılmıştı.
Dörtyol, merkez olmak üzere Beyoğlu gelişmişti.
Batısında mezarlıklar ve doğusunda ise elçilikler vardı.
18. yüzyılda yavaş yavaş Avrupa etkisi artmıştır. 18.
yüzyıl sonunda, İstiklal Caddesi'nde, yapıların tamamı
taş veya tuğla, ya da alt katları taş ve üstleri
ahşaptır.
18. Yüzyılın sonunda İstanbul'a gelen Dallaway,
Beyoğlu'nu Galata'nın yazlığı olarak tanımlıyor,
yolların düzensiz olduğunu belirtiyor ve bu bölgede
Fransız, İngiliz, Hollanda, Venedik, Rusya, İsveç,
İspanya, Prusya ve Napolili diplomatların kışlık
malikanelerinin bulunduğunu yazmıştır. |
|
|
|
|