|
Surp Agop Hastanesi
Adres: Yedikuyular Cad. 6/1
Elmadağ - İstanbul (Divan Oteli karşısı)
Tel: (0212) 230 17 18 Pbx
Fax: (0212) 233 68 28
www.surpagop.com
Surp Agop Hastanesi Tarihçesi
Surp Agop Hastanesi Kuruluş:
8 Şubat 1831 tarihinde, Kirkor Kılıçyan’ın Galata’daki
evinde yapılan bir toplantıda, Ermeni Katolik cemaati
için ihtiyaç duyulan bir kilise yapımının yanı sıra bir
de hastane/fakirhane kurmanın gereği üzerinde durulmuş
ve karar alınmıştır.
Tophane Amir-i Müşiri Halil Paşa ve Galata Kadısı’nın
izin yazılarına dayanarak Padişah Fermanı ile kilise ve
hastanenin yapımına 25 Aralık 1831 de başlanmıştır.
İstanbul’da çıkan kolera ve veba salgınlarında,
Vosgeperan Kilisesi bünyesinde kurulmuş olan ve daha
ziyade ihtiyarhane ve bakımevi gibi çalışan
Vosgeperan Hastanesi'nde hastaları tedavi etmenin
sakıncalı olacağı düşünüldüğünden, Pangaltı’da Surp Agop
Mızpna Patrik adına bir hastane kurulması
kararlaştırılmıştır.
Surp Agop Arsası:
Sakayan Artin Efendi’nin yardımlarıyla bugünkü hastane
ve çevre binalarının bulunduğu arsa, cemaatin fakirler
kolunca 1836 tarihinde tağaganlara (idare heyetine)
borçlanarak satın alınmıştır. İlk olarak kolera ve
vebadan muzdarip hastaların tedavisi ve salgının
durdurulmasının sağlanması amacıyla bir çadır hastanesi
kurulmuştur.
Yönetim Kurulunun sabit bir hastane binasının
kurulmasına kararlılığı sonucunda Artin Efendi, Gazaros
oğlu Andon, Sakızlı oğlu Agop Ağalar harekete
geçirilerek halktan toplanan paralarla inşaata
başlanmıştır.
İnşaat:
Surp Agop Hastane inşaatı 1836-1837 tarihleri
arasında, ücretsiz ve tamamen gönüllü çalışan işçiler,
katıkcılar ve darphane işçileri tarafından yapılmış,
Muhasebeci Artin Hoca sayesinde inşaatın başına her
hafta bir yönetim kurulu üyesinin gözetmen olarak
durması neticesinde inşaatın ucuza yapılabilmesi
sağlanmıştır
H. Doğramacıyan:
Surp Agop Hastanesi daha çadır hastanesi
durumunda iken, tüm sorumluluk papaz ve aynı zamanda
doktor olan H. Doğramacıyan’a verilmişti. Kendisini tıp
alanındaki ünü yayılmıştı. Sultan Mahmut Han’ın ikinci
oğlunu yakalandığı hastalıktan kurtaran kendisiydi. Oysa
daha iki ay önce Şehzade’nin kardeşi aynı hastalıktan
kurtarılamayarak ölmüştü. Bu başarısı üzerine doktor
Doğramacıyan bir padişah fermanıyla her türlü harç ve
vergiden muaf tutularak kendisine istediği zaman saraya
girme izni verilmişti.
Dr. Doğramacıyan 20 Eylül 1838 tarihinde görevinden
istifa etmiş yerine Esbal D. Andon atanmıştır. Bu
kişinin genç yaşta ölümü üzerine Dr. Doğramacıyan 4 ay
için tekrar göreve çağrılmıştır.
Bursa Depremi:
1854 de Bursa’da meydana gelen deprem felaketi
sonrasında İstanbul’a gelen depremzadeler Surp Agop
Hastanesi'ne yerleştirilerek tedavi edilmeleri
sağlanmıştır.
1864-1872:
Bu dönemde çalışan yönetim kurulu iyi bir yönetim ve
organizasyonla hastaneyi ekonomik açıdan düzlüğe
çıkarmıştır. Eczane için ayrı bir oda açılmış, bir
eczacı göreve getirilerek yatan ve ayakta tedavi edilen
hasta ilaçlarının artık rahatlıkla hastanede
hazırlanabilmesi sağlanmıştır.
Ahşap Surp Agop Vosgeperan Fakirhanesi 1860 yılında
yıkılarak Leyli Agopyan Okulu açılmıştır. Yönetim kendi
olanaklar ile hastaneye bir hamam, morg ve otopsi odası
kurmuştur. Bağışlardan sağlanan gelirin bir kısmı Ermeni
Katolik fakir öğrencilere, bir kısmı da tıp
öğrencilerine ayrılmıştır.
Betonarme Binalar:
1884-1888 yıllarında Elmadağ sokağında, vakfa ait arsa
üzerinde ilk olarak 3 adet betonarme ev ve bunun yanı
sıra 4 küçük kulübe inşa edilmiştir. 1896-1898 döneminde
ise, hastane gelirini arttırma amacıyla 3 ev ile
Köstebek sokağında üç katlı bir okul inşa edilmiştir.
Dr. Mihran Zartaryan gönüllü ve ücretsiz olarak
hastanenin başına getirilmiş ve o güne kadar hastanede
laboratuar bulunmadığından Dr. Aristidi Basan
gözetiminde ilk defa olarak hastaneye laboratuar
kurulmuştur. Yine bu dönemde fistül, hemoroid,
üretrotomi intern, polip eksizyonu ve fıtık gibi
ameliyatların başarıyla ve yüksek sayıda yapıldığı
hastane kayıtlarından anlaşılmaktadır. 1907-1908
yıllarında hayırsever Çamiç Annig adlı kişinin önerisi
ve para yardımı sayesinde düşkünler evinin yanındaki
bahçeye 3 adet ameliyathane yapılmıştır.
11 Nisan 1909 – 31 Mart Olayları:
İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne karşı İstanbul’da çıkan
31 Mart ayaklanması, Mustafa Kemal’in Kurmay
Başkanlığını yaptığı Harekat Ordusu tarafından
bastırılmıştı. Bu harekat sırasında yaralanan birçok
asker Dr. Fincancıyan ve Dr. Zartaryan’ın gözetiminde
Surp Agop Hastanesi'nde tedavi edilmişlerdir. Bu
arada süregelen çatışmalar sırasında hastane bombalanmış
ve Enver Paşa bizzat gelerek hastanede incelemeler
yapmıştır.
Günümüze Doğru:
Yaklaşık 30 yıl ara ile meydana gelen iki büyük
felaketin, yani iki büyük dünya savaşının, ağır
faturalarla da olsa atlatılmasından sonra, Cumhuriyet
Türkiye’sinde de Surp Agop Hastanesi başarılı
çalışmalarını sürdürmeye devam etmektedir. Ülkedeki
siyasal yapı ve ekonominin gösterdiği değişimlere
paralel olarak hastane ekonomisi de zaman zaman bozulmuş
ancak daima ayakta durmaya başarmıştır. Daha önce
yapılan ahşap binanın yetersizliği söz konusu olunca
1968 yılında değerli Yüksek Mimar Aram Deragopyan’a
yaptırılan bugünkü betonarme bina aynı yerde açılarak
faaliyete geçirilmiştir.
Ve Bugün:
Bu tarihten sonra da hastane sürekli bir değişim ve
gelişim göstererek, sürekli ekler ve iyileştirmelerle
çağdaş hizmet düzeni ve anlayışına ulaşmıştır. Mevcut
kadrosu ve üst düzeyde hizmet anlayışıyla bugün
itibariyle sağlık sisteminin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Mevcut iki ameliyathanede, gerek cerrahi gerekse
anestezi araç ve gereçleri açısından, uluslararası
standartlar düzeyinde, son derece güvenli ve modern bir
sistem kuruludur. Üroloji, Genel Cerrahi, Kadın-Doğum ve
KBB branşlarına ait, tedavi süresini kısaltan ve
başarısını arttıran bir çok endoskopik ameliyat artık
hastanemizde güvenle yapılabilmekte, bu ameliyatlar
dijital sistemlerle kaydedilip hastalarımıza fotoğraflı
bir epikrizle sunulmaktadır.
Her türlü Röntgen incelemeleri, batın ve rektal-vajinal
Ultrasonografi, Doppler Ultrasonografi incelemeleri
bünyemizde gerçekleştirilmekte olup, bunun dışında MRI,
Bilgisayarlı Tomografi, Dijital Görüntüleme, Mamografi,
Sintigrafiler, Anjiyografiler, Panoramik Çene Filmi gibi
incelemeler de Radyotom-Radyomar Görüntüleme Merkezi’nin
diğer şubelerindeki en modern teknolojik cihazlarla ve
ücretsiz ambülans servisimizle hastalarımıza
sunulmaktadır,
Hemen her branşta uzman doktorlar tarafından hizmet
verilen polikliniklerinde hastalarına şifa dağıtan
Surp Agop Hastanemiz, günün teknoloji seviyesini
yakalayarak 169 yıldan bu yana vermiş olduğu başarılı
hizmetleri daha da geliştirerek sürdürme gayret ve azmi
içindedir. |