|
Naz Turkish Cuisine
NAZ' lanmak şimdi sizin de hakkınız...
'Swissotel The Bosphorus, İstanbul' un bahçesinde
bulunan Türk Restoranı eski adıyla 'Taşlık', Swissotel
eski Ziyafet Satış Müdürü ve Sepetçiler Kasrı İşletme
Müdürü Bülent Aydın tarafından yenilenerek 'Naz
Turkish Cuisine' adı ile hizmet vermeye başladı.
Mimar Bülent Özyurt' un danışmanlığında, canlı renklerin
son derece sade ve şık görünüme büründüğü ve günümüz
modern çizgisini yansıtan 'Naz Turkish Cuisine' Türk
Mutfağı'nda bir ilk... Türk Mutfağı'nın Dünya
standartlarındaki ilk ve tek 'Fine Dinning' Türk
restoranı 'Naz Turkish Cuisine' kendini Naz'lı ve
ayrıcalıklı hissetmek isteyen misafirlerine geleneksel
Türk Mutfağı ile şıklığı bir arada sürdürmeye ve
yeniliklerle ağırlamaya devam ediyor.
140 kişilik kapasiteye sahip olan 'Naz Turkish
Cuisine', öğle ve akşamları ocakbaşı keyfinin de
yaşanabileceği, günümüze uyarlanmış menüsünde; deniz
mahsüllerinin yanında Kara Lahana Çorbası, Somon
Pastırması, Kars Ördeği, Saray Usulü Şehzade Kafesi ve
Çökertme Kebabı gibi birbirinden değişik ve özel tadları
misafirlerine, huzurlu atmosferi ve muhteşem boğaz
manzarası eşliğinde sunuyor.
Bu arada dilden dimağa lezzete önem veren 'Naz
Turkish Cuisine' de Canlı Klasik Türk Müzik' i
'Fasıl' da Pazar ve Pazartesi günleri hariç haftanın beş
günü bu eşsiz ortama eşlik ederken, her pazar devam eden
'Krallara Layık Türk Kahvaltısı' da Naz severlerin tatil
gününü şölenle başlatıyor.
En iyi ve benzersiz olmayı ilke edinen 'Naz Turkish
Cuisine' sizi ve sevdiklerinizi misafir etmekten
daima mutlu olacaktır.
Tüm yemeklerimiz ve geçireceğiniz zamanın mutluluğu
garantimiz altındadır.
Binamız
Binamız; eski adıyla 'Taşlık', önceleri halka açık bir
parkın yüksek istinat duvarının kenarında, Boğazın eşsiz
görüntüsüne hakim bir noktada küçük bir yapı olarak inşa
edilmiştir.
1947-1948 yılları arasında inşa edilen yapı, ünlü Türk
Mimarlarından Sedat Hakkı Eldem'in imzasını
taşımaktadır.
Yapının planı, merkezde yarım sofası olan, geniş
çıkıntılı olukları, pencerelerinin modüler düzeni ve
gerek iç ve gerekse dış dizaynda kullanılan ahşap
konstrüksüyonu ile, 17. yüzyıl Amcazade Köprülü Hüseyin
Paşa yalılarına bir örnek teşkil etmektedir.
İşlevsel olarak bu yapı özellikle Oriental kültürüne
ilgi duyanların gözünde yüzyıllardır Türk kültürünün
simgesi olarak nitelenen 'kahvehane' türünün en iyi
örneklerindendir.
|